Bir sabah bilgisayarımı açtığımda diskin tanınmadığını gördüğümde ne hissettiğimi hâlâ hatırlıyorum. İki yıllık fotoğraf arşivi, yarısı bitmiş bir proje dosyası, faturalar, taranmış belgeler... Hepsi o metal kutunun içindeydi ve kutu artık cevap vermiyordu. O gün öğrendiğim şey şu: disk arızası bir olasılık değil, zamanlaması bilinmeyen bir kesinlik. O yüzden yedeklemeyi "arada bir yapılan iş" olmaktan çıkarıp bir sisteme dönüştürdüm.
Aşağıda anlatacağım kurgu abartılı ya da pahalı değil. İç disk, harici disk ve bulutu birlikte kullanan basit bir yedekleme stratejisi veri koru mantığı üzerine kurulu. Kendi makinemde yıllardır aynı düzeni işletiyorum ve bir daha o sabahki paniği yaşamadım.
Tek bir kopya yedek değildir, sadece ikinci bir dosyadır. Ben üç katman kuralıyla çalışıyorum: verinin aslı bilgisayarda, bir kopyası aynı evde ama farklı bir diskte, bir kopyası da tamamen başka bir yerde. Böylece disk bozulursa harici diske, ev su alırsa ya da hırsızlık olursa buluta dönebiliyorum.
Sistemimde ikinci bir dahili disk var ve orada iki şey tutuyorum: Windows'un dosya geçmişi arşivi ve haftada bir aldığım sistem imajı. İç disk yedeğinin amacı afet değil, hız. Yanlışlıkla sildiğim bir klasörü ya da üzerine kaydettiğim bir Excel dosyasını saniyeler içinde geri alıyorum. Silinen dosyaları geri alma yöntemlerini anlattığım yazıdaki kurtarma araçlarına ihtiyaç duymadan çözülen vakaların çoğu buradan çıkıyor.
Dikkat: iç disk yedeği aynı bilgisayarın içindedir. Anakart yanarsa, bir fidye yazılımı bulaşırsa ya da yıldırım düşerse iki disk birlikte gider. Bu yüzden onu asla tek yedek olarak saymıyorum.
USB ile bağladığım 2 TB'lık bir disk kullanıyorum ve işim bitince kablosunu çıkarıyorum. Bu ayrıntı çok önemli; sürekli bağlı duran disk, şifreleme zararlısı bulaştığında onun da hedefi olur. Diskte iki klasör var: biri sistem imajları, diğeri ham veri kopyası. Ham veriyi sıkıştırmadan, klasör yapısını bozmadan tutuyorum, çünkü acil durumda başka bir bilgisayara takıp doğrudan çalışmak istiyorum.
Kopyalama işini elle sürüklemekle yapmıyorum. Bir senkronizasyon aracıyla "aynala" modunda çalıştırıyorum, ama silmeleri otomatik yansıtmayan ayarı seçiyorum. Yoksa kaynakta yanlışlıkla sildiğim şey yedekten de uçar.
Bulutta her şeyi değil, kaybını göze alamayacağım çekirdeği tutuyorum: belgeler, taranmış evraklar, aktif projeler, parola kasası yedeği ve seçilmiş fotoğraflar. Bu yaklaşık 40-50 GB ediyor, yani ücretli en küçük paket fazlasıyla yetiyor. Film arşivi veya oyun kurulumları buluta gitmiyor; onları yeniden indirebilirim.
Bulut klasörünü yükleme öncesi şifrelemeyi alışkanlık edindim. Hassas evrakları parola korumalı bir arşive koyup öyle gönderiyorum. Hesabın kendisinde de iki adımlı doğrulama açık; buluttaki veri, hesabın güvenliği kadar güvenli.
Kurulumdan sonraki asıl iş, sistemin kendi kendine dönmesini sağlamak. Ben insan iradesine güvenmiyorum; unuttuğum bir yedek, olmayan bir yedektir.
| Veri türü | Sıklık | Hedef |
|---|---|---|
| Aktif proje dosyaları | Gün içinde sürekli | Bulut senkronizasyonu |
| Belgeler, fotoğraflar | Haftada bir | Harici disk + bulut |
| Tam sistem imajı | Ayda bir ve büyük güncelleme öncesi | Harici disk |
| Tarayıcı yer imleri, parolalar | Ayda bir | Şifreli arşiv, bulut |
Sistem imajını özellikle büyük Windows güncellemelerinden önce alıyorum. Güncelleme sonrası sürücü çakışması yaşadığım bir dönemde makineyi güvenli moda alıp çözmeye çalışmak yerine imajdan geri dönmek yarım saatimi kurtardı.
Bir keresinde altı ay boyunca düzenli yedek aldığımı sanıyordum; meğer araç, dış diskin bağlı olmadığı gecelerde sessizce hata veriyordu. O günden beri üç ayda bir şunu yapıyorum:
Bu üç adım toplam on beş dakika sürüyor ve bana "gerçekten korunuyorum" hissini veren tek şey bu.
Şişmiş bir sistemi yedeklemek hem uzun sürer hem yer yer. Yedekleme düzenini kurmadan önce gereksiz kurulumları, tekrarlanan fotoğrafları ve indirilenler klasöründeki çöpü temizliyorum. Diskte alan açmayı ve güvenli silme yöntemlerini anlattığım rehberdeki mantık burada da işe yarıyor: neyin kopyasını aldığını bilmiyorsan, aslında bir karmaşayı çoğaltıyorsun. Aynı şekilde makineyi yedek almadan önce virüs taramasından geçirmeyi ihmal etmiyorum; bulaşmış bir sistemin imajını almak, zararlıyı arşivlemek demek.
Yedekleme, ilgi